User-agent: Mediapartners-Google* Disallow:
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

« Önceki |

20/12/2008

Türkiye'ye bir kötü haber daha!

Erdoğan "durum kontrol altında" diyor ama Dünya Bankası Türkiye için kötü haberi verdi bile. 2009'da bakın bizi ne bekliyor?

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Ulrich Zachau, 2009 yılında işsizliğin artacağını ve Türkiye'de daha fazla fakir insan olacağını belirterek, "Bu insanların ve bu ailelerin sosyal korumaya sahip olması çok önemli" dedi.

2009'UN SEYRİ ÇOK BELİRSİZ

Zachau, Türkiye ekonomisindeki gelişmelere ilişkin olarak basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede, 2009'da ekonominin seyrinin oldukça belirsiz olduğuna işaret ederek, dünyadaki durumun kötüye doğru değişmesi nedeniyle gelecek projeksiyonlarının sürekli yeni duruma göre uyarlandığını kaydetti.

GSMH SIFIRIN ALTINDA OLACAK

Bu nedenle öngörülerin ancak bir aralık içinde ifade edilebildiğini dile getiren Zachau, "Türkiye'de GSMH büyümesi 2009 yılında büyük ihtimalle 0'ın biraz altı ile yüzde 2 arasındaki bir aralıkta gerçekleşecektir. Daha yüksek ya da daha düşük olması da muhtemeldir, ama büyük ihtimalle düşük oranda pozitif bir büyüme yaşanacaktır" dedi.

HÜKÜMET İYİ YOLDA

Zachau, Hükümetin üç alanda olumlu çalışmaları bulunduğunu dile getirerek, ilk olarak Hükümetin iyi makroekonomik politikalar sürdürdüğünü ve şimdiye kadar böyle süregelen durumun bundan sonra da devam etmesini beklediklerini aktardı.

İkinci olarak, Hükümetin sorunun kaynağını oluşturan kredi bulma sıkıntına çözüm bulmaya yönelik özel önlemler aldığını belirten Zachau, bu önlemlerin likiditeyi ve özel sektörün kredi bulma olanaklarını artırmayı amaçladığını vurguladı.

Zachau, son olarak, Hükümetin enerji sektörüne, eğitim ve sağlık alanına, iş yapma ortamının iyileştirilmesine, sermaye piyasalarına yönelik orta vadeli reformlarının büyük önem taşıdığını ifade ederek, "Tüm bu reformlar Hükümetin 2009 programında var. Bunlar zaten yapılmakta olan ve devam etmesi gereken süreçler" dedi.

İŞSİZLİK VE FAKİRLEŞME ARTACAK

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Zachau, önemle üzerinde durulması gereken diğer bir alanın da kriz ortamında artan işsizliğin yaratacağı fakirleşmeyle ilişkili olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Yapılması gereken diğer bir önemli şey de kriz nedeniyle işsiz kalan, gelirleri düşen ve fakirleşen kişilere odaklanmak olmalı. 2009 yılında işsizlik artacak ve Türkiye'de 2007 ve 2008'dekinden daha fazla fakir insan olacak. Bu insanların ve bu ailelerin sosyal korumaya sahip olması çok önemli. Hükümetin zaten bu ailelere yönelik yardım programları var ama bu ailelerin sayısı artacak. Bu aileleri izlemek ve gerekli sosyal korumayı sağlamak çok önemli olacak."

IMF ANLAŞMASI

IMF anlaşması konusundaki bir soru üzerine Zachau, hem Hükümet hem de IMF'nin, önümüzdeki yılın Ocak ayından itibaren yeni bir anlaşma üzerine görüşmelere başlayacaklarını duyurduklarını ifade ederek, "Herkes bunun sonucunun yeni bir anlaşma olmasını bekliyor. Ama sonuçta bu, Hükümetin karar vermesi gereken bir mesele" dedi.

AMAÇ TÜRK HALKININ İYİLEŞTİRİLMESİ

Zachau, "AB reformlarının yavaşladığına" yönelik eleştirilere ilişkin olarak ise Dünya Bankası olarak Türkiye'deki rollerinin, Türk halkının yaşamının iyileştirilmesine katkıda bulunmak olduğunu, bunun için Hükümetle birlikte çalışarak, bu konudaki çalışmalarını desteklediklerini anlattı.

AB müzakere sürecindeki ekonomik reformlar konusunda, Hükümetin gündeminde bazı önemli maddeler bulunduğunu dile getiren Zachau, "Bizim beklentimiz ve umudumuz bu reformların olabildiğince hızlı şekilde yürütülmesidir. Bu sürecin hızla yürütülmesinden biz de büyük memnuniyet duyacağız" diye konuştu.

<_script /><_script />

VİDEOLARIM/Kısa Film


14/12/2008

MEB görevde yükselme yönetmeliği değişti

ANKARA (ANKA) - Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği yönetmeliği Kurban Bayramı'nın hemen ardından değiştirildi. Yapıları değişiklik ile değerlendirme sonuçlarına itiraz süresi 10 günden 5 güne çekildi.

Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı.
Yapılan değişiklik ile unvan değişikliğinde aranan son üç yıllık sicil notu ortalamasının 70 puandan aşağı olmama şartı, 76 puana çıkarıldı. Ayrıca, yönetmelik kapsamındaki görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranan özel şartlarda da değişikliğe gidildi.

Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar arasına ise atanılacak kadro unvanını öğrenim durumu itibariyle kazanmış bulunmak ve unvan değişikliği sınavında başarılı olmak ibareleri getirildi.

-EĞİTİM ALMAYA HAK KAZANANLAR ELEKTRONİK ORTAMDA DUYURULACAK-

Yönetmelikte, adayların gerekçelerini belirtmek kaydıyla Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-1 Değerlendirme Formuna göre yapılan değerlendirme sonuçlarına yazılı olarak itirazda bulunabileceği belirtildi. Yapılan değişiklik ile itiraz süresi 10 günden 5 güne çekildi.

İtirazlar, değerlendirme birimi tarafından değerlendirilerek, sonucu itirazın yapıldığı tarihi takip eden en geç 10 gün içinde ilgiliye yazılı olarak bildirilecek. Eğitime katılmaya hak kazananların isim listesi ile eğitimin yeri ve zamanı ise itiraz süresinin tamamlandığı tarihten itibaren en geç 30 gün içinde elektronik ortamda adaylara duyurulacak. Görevde yükselme eğitimi başladıktan sonra herhangi bir nedenle katılmayanların yerine başka aday ise alınamayacak.
Yönetkelikte yapılan değişiklik ile, görevde yükselme mahiyetindeki atamalarının yapılabilmesi amacıyla verilecek ders sayısı 75 saatten 80 saate çıkarıldı. Zorunlu hallerde en fazla 10 saate kadar mazeret izni verilebilirken, kanunen verilmesi zorunlu olan izinlerde ibe bu süre şartı aranmayacak.

-GÖREVLER ARASI GEÇİŞLER-

Görevler arası geçişlerde de değişikliğe gidilirken, “Talim ve Terbiye Kurulu uzmanlığı, 5436 sayılı Kanun 17 inci maddesi kapsamındaki Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu uzmanlığı görevini ihraz etmiş olanlar ve eğitim uzmanlığı görevlerinden birinde veya bu görevlerde toplam en az üç yıl süreyle bulunmuş olanlar, Bakanlık veya il, ilçe milli eğitim şube müdürlüğü görevlerine atanabilirler” ibaresi kaldırıldı.

Yapılan değişiklik ile “İlçe millî eğitim müdürü, il millî eğitim müdür yardımcısı ve şube müdürü görevlerinden birinde veya bu görevlerde en az toplam 3 yıl asaleten görev yapanlar il millî eğitim müdürlüğü veya daire başkanlığı görevine atanabilmesine olanak tanındı.

Ayrıca (A) tipi eğitim kurumlarında asaleten müdür olarak en az 3 yıl veya (B) tipi eğitim kurumlarında asaleten müdür olarak en az 5 yıl ya da (A) tipi ve (B) tipi eğitim kurumu müdürlüğünde toplam en az 4 yıl asaleten görev yapanlar; ilçe millî eğitim müdürlüğü, il millî eğitim müdür yardımcılığı ve şube müdürlüğü görevine atanabilecek. (A) tipi eğitim kurumlarında asaleten müdür olarak en az 8 yıl görev yapanlar il millî eğitim müdürlüğü görevine, Millî eğitim müdürlükleri bünyesinde en az beş yıl süreyle mimar ve mühendis olarak görev yapmış olanlar, münhasıran yatırımlardan sorumlu olmak üzere millî eğitim müdür yardımcısı görevine atanabilecekler.
İlçe millî eğitim müdürü, il millî eğitim müdür yardımcısı olarak asaleten görev yapmakta olanlar da istemeleri halinde bu görevler arasında geçişleri yapılabilecek. İl ve ilçe millî eğitim müdürlüğü görevlerine atanacaklarda ise aranan diğer şartların yanında öğretmenlikte adaylığı kaldırılmış olma şartı ayrıca aranacak. (ANKA)

VİDEOLARIM/Kısa Film


10/10/2008

Sağlıkta yeni dönem, tetkikte sınırlama ile başlıyor

 Sosyal güvenlik reformu tetkiklere sınır koyularak başlıyor. Sosyal Güvenlik Kurum'nun hazırladığı tebliğe göre tetkik yaptıran hasta ikinci tetkik için en az 30 gün beklemek zorunda.

Sosyal Güvenlik Kurumu, sosyal güvenlik reformunu tetkiklere sınırlama koyarak başlatmaya hazırlanıyor. 1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe girecek düzenlemeyle hastalar herhangi bir tetkikin tekrarlanması için en az 30 gün beklemek zorunda kalacak.
Buna göre sözgelimi, yüz MR'ını tekrarlamak için en az 60 gün, kemik iliği sintigrafisi için 180 gün, tükrük bezleri çalışması için de 180 gün beklemek zorunlu olacak. Bu yolla sürekli hastaneye giden ve tetkik tekrarı yaptıran hastaların engellenmesi ve tedavi giderlerinde düşüş sağlanması hedefleniyor.
Sağlık Uygulama Tebliği'nin gözden kaçan düzenlemesi, 1 Ocak 2009'dan itibaren yapılacak tetkiklere sınırlama getirilmesini öngörüyor. Tebliğin ekinde yer alan düzenlemelere göre, yapılan bir tıbbi tetkikin tekrarlanabilmesi için 30, 60 ve 180 günlük sınırlamalar söz konusu olacak. Bu sürelerden önce tetkik yaptırmak sosyal güvenlik şemsiyesi altında mümkün olmayacak. Tebliğin ekinde tüm tetkikler için uygulanacak süre sınırlamalarına da bir liste halinde yer verildi. Buna göre örneğin çekilecek herhangi bir MR'ın tekrarlanması gerektiğinde en az 60 gün beklenmesi gerekecek. Aynı şekilde kan volümü tayini, protein kaybı çalışmaları gibi birçok işlemin tekrarlanması için de en az 180 gün beklenmesi zorunlu olacak. Sınırlama kapsamındaki tetkik sayısı 222 olarak belirlendi.

Kısıtlama tasarruf amaçlı
Sosyal Güvenlik Kurumu tebliğ öncesi dönemde, özellikle Türkiye'nin belli bölgelerinde insanların aynı branşlarda çok sık muayeneye gittiği tespitinde bulunmuş ve SUT'a bununla ilgili önleyici tedbir koyma kararı almıştı. Tetkiklere getirilen sınırlamaların yanı sıra, hastalardan muayene karşılığı alınacak katılım paylarının da devreye sokulmasıyla muayene ve tedavi harcamalarının bütçede öngörülen hedeflere getirilmesi amaçlanıyor.


Yeni memur daha çok prim ödüyor
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa'sının yürürlüğe girdiği 1 Ekim'den sonra kamu görevlisi olarak göreve başlayanların prime esas kazanç matrahına makam, temsil ve görev tazminatları, döner sermaye katkı payları ve ek ödemelerin dahil edilmesi nedeniyle bu kişiler daha fazla sosyal güvenlik primi ödeyecek.
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında kamu çalışanlarının prime esas kazancının tespitine ilişkin Tebliğ Resmi Gazete'de yayımlandı. Kamu idarelerinde aylıklarını personel kanunlarına göre alan sigortalıların matrahına aylık gösterge, ek gösterge, memuriyet taban aylık ve kıdem aylık üzerinden ödenen aylık tutarları, makam, temsil ve görev tazminatları, ödenen tazminatlar, hizmet tazminatı, üniversite ödeneği, ek ödemeler de dahil edildi. Ancak bu düzenleme yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanları kapsayacak. Buna göre, 1 Ekim'den itibaren kamuda çalışmaya başlayanlardan daha fazla sosyal sigortalar primi kesilecek.

VİDEOLARIM/Kısa Film


VİDEOLARIM/Kısa Film


Son Yazılar



Free Blog Content







Website Counter

Arkadaşlarım

tekeli

akvaryumum

pastel

sokakveduvar

gazikemal

serapozturk

uygarradikal

< Çocuk > ..

gulerresim

okumaca

fatoscb

ata1881

gökhan kaplan

beyaztuval

gurkanadam

soymet

ataturkce

borsaci72

ordubeyi

ziranbula

aagranur

hulyasati

boyacicocuk

aum

kenanyucel

Blogcu ile yapıldı
Google